www.tuskon.org | Giriş sayfam yap | Sık kullanılanlar
Dernek Haberleri

Bafra'nın tütünü

Geçen hafta yolumuz orta Karadeniz'e düştü. DÜNYA Gazetesi'nin "mevlüdan" ekibi olarak Samsun, Bafra ve Çarşamba'ya gittik. Yörenin sorunlarını anlamaya, gelişmeleri gözlemeye ve çözümlere katkı sağlamaya çalıştık.

Bu uğraşıda en fazla yorulanın, 10 gününü yörede geçiren Rüştü Bozkurt olduğu kuşkusuz. Ancak geri dönerken yüzündeki mutluluk, bu yoğun uğraşılarının yorgunluğuna değdiğine işaret ediyordu.

Tarımı konuşacağımız Bafra'ya hareket etmeden önce, Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu'nu ziyaret ettik. Gençliğinin de verdiği dinamizm ile Samsun'un sorunlarına çözümler aramaya odaklanmış bir kamu görevlisini gözlemek, bizim için de kıvanç vericiydi. Kurduğu proje üretme merkezi ile "istihdam yaratan yatırımları yöreye nasıl getiririm" sorusuna yanıtlar arıyordu.

Türkiye'nin 15. büyük ili olan Samsun göç alan bir şehir. Bu nedenle, sağlık, call-center, denizcilik, organik tarım ve örtü altı sera gibi istihdam yaratma kapasitesi yüksek sahalarda yapılacak yatırımların, kenti hem hızla kalkındıracağı, hem de işsizlik oranını düşüreceği kesin.

Tarımın önemi

Daha sonra Bafra'ya hareket ettik. Tarım konuşacaktık.

Gençliğimizde Bafra denildiğinde akla hemen tütün gelirdi. Tekel'in o lezzetli Bafra sigarası da bu düşünceyi pekiştirirdi. Ancak artık biliyorduk ki, tütün ekimi giderek azalmış ve bu tanrı nimeti topraklarda tarım başka alanlara yönelmişti.

Bafra Sanayi ve İşadamları Derneği (BASİAD)  (TUSKON'a bağlı) Başkanı Ahmet Aydın ve Bafra Ziraat Odası yetkilileri bizleri heyecanla bekliyorlardı.

Toplantıda iki nokta, diğerler konulardan daha fazla ilgimi çekti.

Birincisi, Anadolu'nun bir çok yerine yayılmış üniversitelerin, bulundukları yörelere ne kadar yarar sağladıklarını bir kez daha gözlemledim. Toplantıya konuşmacı olarak katılan On dokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Ali Kemal Ayan ve Nejdet Çamaş bölgenin ekolojik durumunu, tarımla uğraşanların profillerini ve ürün çeşitlerini bilimsel bir biçimde ortaya koydular.

İkincisi, tarımın, artık "köylünün" olmaktan çıkarak, sanayi gibi bilime dayanan ve sanat yönü ağır basan bir konu olmasının açıkça telaffuz edildiğini görmek, nasıl bir fikir devriminin eşiğinde olduğumuzu bize gösteriyordu.

Giderek azalan tütün üretimi, artık yerini organik tarım ya da topraksız tarım gibi bilgi yoğunluğu fazla alanlara kaydırmıştı.

Karadeniz sahil şeridinin orta bölümünde Yeşilırmak ve Kızılırmak nehirlerinin Karadeniz'e döküldükleri deltalar arasında yer alan bu yöre, Sayın Ayan'ın tanımı ile tanrının onlara verdiği bir nimetti.

Sorunlar

Türkiye'de bu denli mümbit bir araziye sahip olsanız bile sorunsuz olmanız mümkün mü? Tabii ki değil. Yörenin tarımsal sorunları, Türkiye'nin de gerçeklerini yansıtıyordu.

Sorunların başında parçalanmış arazi geliyor. Yıllar geçtikçe, ölçek küçülten arazi yapısı, verimli tarım üretiminin başlıca engelini oluşturuyor. Doç. Dr. Çamaş, yörede ailelerin yüzde 63'ünün 10 dönümden küçük arazilere sahip olduklarının altını çizerek, bu durumun hem üretimi aksattığının, hem de göçün önemli bir nedenini oluşturduğunun altını çiziyor.

Öte yandan, bu temel soruna tarımsal eğitim azlığı, uygun tohum kullanılmaması, sulama yöntemindeki eksiklikler, depolama kapasitesinin düşüklüğü ve pazarlama zorlukları gibi konuları da eklediğimizde, tarımın fotoğrafı çekilmiş oluyor.

Tokat Üniversitesi profesörlerinden Yaşar Akça da ülkenin tümüne yayılmış bu sorunların, sonunda Türkiye'yi son beş yılda net tarım ithalatçısı haline dönüştürdüğünü belirtiyor. Bir taraftan değerlenen YTL, öte yandan tarım sektöründe üretimi arttırmayı engelleyen darboğazların aşılamaması bizi bu tablo ile karşı karşıya bırakıyor.

Bafra'da, giderek azalan tütün üretimini konuşmaya başladık, Türkiye'nin genelindeki sorunlarla karşılaştık. Bir an, Avrupa Birliği ile ağır aksak süren müzakereler aklıma geldi. Eğer o safhaya ulaşabilirsek, en zorlanacağımız konunun tarım politikaları olacağını bir kez daha Bafra'da gözledim.


Mahallenin kızı

Finans piyasaların yeni kızı Ulusal Refah Fonları. Hem güzel, hem de seksi. Şimdi herkes bu kızın peşinde.

Türkiye ise sevgili Atilla Yeşilada'nın tanımlamasıyla, mahallenin kızı. Fazla güzel değil. Hatta kusurları bile var. Ama idare eder işte. Hatta başka birini bulduğunuzda, bırakmanız da kolay. Üzülmezsiniz.

Bunların üzerine, bir de türban takarsa taliplerinin giderek azalacağı kesin. Kendilerine başka kız arayacaklar.


30/01/2008 09:22:17 Geri dön gönder yazıcı

ERÇEL'in GÖZÜYLE / Gazi Erçel

Diğer Haberler
Aksaray’a Yatırım Yapan Firmalar AGİAD T...
İzmir İşadamları Derneği, Üyelerini Tanz...
TASİAD Protokol Ziyaretlerini Sürdürüyor
OGİAD'ın Üye Sayısı Artıyor
Samsun'un Kurtuluşu Medikal Cihazlar Sek...
Bafra'da tarım, Samsun'da sanayi potansi...
MESİAD Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma ...
SESİAD: "TUSKON Çatısı Altında Biraraya ...
KASİF Başkanı Reis: "Müşteri Odaklı Mal ...
Yapı sektörü zirvede buluşuyor

  Türkiye Pasifik Dış Ticaret Köprüsü 2007
  TUSKON III. Başkanlar Kurulu
  Türkiye–Avrasya Dış Ticaret Köprüsü
Başkanın Mesajı
Temsilciliklerimiz
Yönetim Kurulumuz
Dernek Haberleri
   Dilek ve Temenniler |  Site Haritası |  Banner Giriş sayfam yap |  Anasayfa   
Her hakkı saklıdır © 2006-2008 Tasarım ve Programlama