Basında TUSKON

Watson: Fransa çılgınca bir şey yaptı

Avrupa Parlamentosu Liberal Grup Başkanı Graham Watson, ''Fransızlar, çok çılgınca bir şey yaptılar bu tip bir tasarıyı onaylamakla... Bugünün dünyasında bu tip bir yasa tamamen saçmadır'' dedi.

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) üyeleriyle bir araya gelen Watson, Avrupa Birliği (AB) sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, üyelerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Watson, konuşmasında Türkiye-AB ilişkilerine değinirken, Truman Capote'nin optimist ve pesimistlerle ilgili görüşlerine yer vererek, iyimserlerin önlerinde çok geniş fırsatlar yelpazesi bulunduğunu gördüklerini, kötümserlerin ise kültürel engeller ve siyasi gönülsüzlüğü ön plana çıkarttıklarını söyledi. ''Bütün bunlar AB üyeliğine giden kapının kapalı kalmasına sebep olacak'' diyen Watson, Türk hükümetinin elinden geleni yapacağı yönündeki görüşünü dile getirdi.

Watson, Finlandiya dönem başkanının Almanya'nın aksine Türkiye'nin üyeliğini desteklediğini, kendisinin de Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn'in getireceği çözüme destek verdiğini ifade ederek, ''Ne olursa olsun, çözüm önerilerini serin kanlı düşünmeliyiz. Fırtınayı sağ salim atlatmalıyız'' dedi. İngiltere'nin üyelik için 10 yıl beklediğini, iki kez Fransa'dan ''hayır'' oyu aldığını anımsatan Watson, bazı AB devletlerinin Türkiye'nin önündeki çıtayı devamlı yükseltmesine rağmen, güven tesis etmenin önemine dikkat çekti. Graham Watson, ''Kamuoyunun önündeki engelleri, hem Türkiye'de hem Avrupa'da yenmeliyiz. Türkiye'nin üyeliği ve genişleme aleyhine gelişen ortamla mücadele etmeliyiz'' diye konuştu. –

''REFORMLAR SÜRMELİ''-

  Watson, Victor Hugo'nun ''Bir gün muharebe alanları pazar olacak, insan ruhu ideallere açık olacak'' sözünü anımsatarak, ticaretin barış ve iyi niyet için bir kaldıraç olabileceğini dile getirdi. Türkiye'nin tek pazara üye olmasının sadece ekonomileri değil vatandaşları, kültürleri ve uygarlıkları da birbirine yaklaştıracağına işaret eden Watson, reformlar sürdürülmesi gerektiğini aktardı. Watson, Türkiye'nin bu sayede, daha fazla yabancı yatırım çekebileceğini ve bir yatırım merkezi olabileceğini belirterek, üyeliğin daha fazla iş fırsatı ve daha fazla istihdam sunması gerektiğini söyledi. AB müktesebatının benimsenmesinin; iş yerlerinin ihtisaslaşması, ürün kalitesinin artması ve rekabet ortamını beraberinde getirdiğini ifade eden Watson, istikrarlı büyümenin önemini vurguladı. Watson, iş adamlarına seslenerek, hukuki düzenlemelerin ve bürokrasinin azaltılması için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğine işaret etti. ''İşin değil, işçinin korunmasını sağlamalısınız. Mali kurumların sağlamlığını arttırmalısınız'' diyen Watson, sosyal sigorta sisteminin de değişmesi gerektiğini kaydetti. -

''TÜRKİYE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK''-

 Türkiye'nin gerçekten AB'ye ihtiyaç duyup duymadığına ilişkin olarak Watson, şu görüşler idile getirdi: ''Türkiye, AB olsa da olmasa da büyümeye devam edecek, gelişecek. Tıpkı Norveç, İzlanda gibi... Ama bu benim hoş karşılayacağım, beni sevindirecek bir çözüm değil. Bütün dertlere deva olacak ilaç da değil. Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği mutlaka olmalıdır. Buna ulaşmak için sizler ve bizler çok çalışacağız. Ama ben şuna kesinlikle inanıyorum ki İngiliz tarihçisinin dediği gibi bir gün gelecek insan kendini nihayetinde çok mutlu hissedecek. O, genellikle boş gezdiğimiz günün sonu olmaz, çok sıkı çalıştığımız günün sonu olur.'' –

 ''FRANSIZLAR ÇOK ÇILGINCA BİR ŞEY YAPTILAR''-

 Graham Watson, konuşmasının ardından TUSKON üyelerinin sorularını da yanıtladı. Türkiye'nin yeni kriterlerle karşılaşıp karşılaşmayacağı Watson, son 1-2 yılda AB'nin bazı üyelerinin, bazı devlet başkanlarının daha sıkı kriterler uygulama yoluna girdiklerini belirterek, Bulgaristan ve Romanya'ya uygulanan kriterlerin açık olduğunu söyledi. Watson, Türkiye veya başka bir ülke için herhangi bir değişiklik yapılırsa buna müthiş bir direnç göstereceğini dile getirerek, kriterlere uyan her ülkenin birliğe üye olabileceğini kaydetti. Fransa ulusal meclisinden geçen yasa teklifine ilişkin bir soru üzerine de Watson, şu görüşleri aktardı: ''Fransızlar, çok çılgınca bir şey yaptılar bu tip bir tasarıyı onaylamakla... Bugünün dünyasında bu tip bir yasa tamamen saçmadır. Bence zaten yasalaşmayacak. Yasalaşırsa da çok pişman olacaklar.''

-KIBRIS SORUNU-

Watson, Kıbrıs konusuna değinirken de iki toplum arasında gerçekleşen gelişmelerin iş ve ticaret sayesinde olduğunu belirterek, çok zor bir durumla karşı karşıya olunduğunu kaydetti. Kıbrıs'a, İsrail-Filistin sorunundan daha fazla vakit ayırılmasının daha iyi olacağını dile getiren Watson, ortak bir noktada çözüm bulunacağını ümit ettiğini söyledi. Watson, ''Aksi takdirde Kıbrıs halkına umut getirme dalgası azalacaktır. İnsanlar kendi geleneksel kabuklarına çekilecektir ve çok yazık olacaktır'' dedi. Malların serbest dolaşımı ve vize konusuna ilişkin bir soru üzerine de Watson, AB'nin vize politikasının bazen hedeflere ulaşmaktan uzak kaldığına değinerek, ''Türkiye, çok yakında AB'ye üye olacaktır. Ve bu konu da sonsuza kadar kapanacaktır'' görüşünü dile getirdi.

 -''AB'NİN TÜRKİYE'SİZ BİR B PLANI YOK''-

 Graham Watson, Türkiye'nin AB'den uzaklaşmasının Avrupa'da bir tedirginlik yaratıp yaratmayacağı, AB'nin Türkiye'siz bir B planı bulunup bulunmadığının sorulması üzerine de ''Bence AB'nin böyle bir B planı yok. Eğer AB bugüne kadar ulaştığı başarıyı devam ettirmek istiyorsa genişlemeye devam etmeli ve kriterlere uyan ülkeleri bünyesine almalıdır'' karşılığını verdi. Türkiye'nin üyeliği önündeki engellerin ne olduğuna ilişkin bir soruyu da Watson, şöyle yanıtladı: ''Siz çok fazla hızlı olmadan, yavaş yavaş bazı değişiklikler gerçekleştirip AB'ye katılacak seviyeye gelmelisiniz. İnsanlar belli ölçüde değişebilir, aşırı değişiklik isterseniz lastik kopabilir. Türkiye'nin Tahran kavşağına girmesini istemem. 1979 yılında arka vagonlar lokomotiften daha hızlı gittiği için bir kaza olmuştu. Hükümet uzun süre iktidarda kalacak, yapacak, başaracak. Ama çok zor bir denge. En büyük engel, hem reformları devam ettirebilmek hem de halkın desteğini sağlayabilmek.'' –

 ''ORDU POLİTİKAYA KARIŞMAMALI''-

 Graham Watson, bugüne kadar AB'nin ilerlemesinin AB Komisyonunun veya üye ülke hükümetlerinin teşvikiyle gerçekleştiğini anlatarak, bir ''Avrupa sokağı'' oluşturmak gerektiğini vurguladı. Watson, sivil-asker ilişkisinin nasıl olması gerektiğine ilişkin bir soruya da ''Bence ordu politikaya karışmamalı'' şeklinde yanıt verdi. Burada çok zor bir denge olduğuna işaret eden Watson, Batı Avrupa'da ordunun savaş ve insani felaketler için hazır beklediğini, sosyal düzenin temininin emniyet kuvvetlerince sağlandığını anlattı. Watson, ''Ümit ediyorum ki Türkiye de aynı yönde ilerleyecektir. 15 yıldır ordu, Türkiye'de çok sorumlu davrandı, umarım böyle de devam eder'' dedi. AB-ABD ilişkilerine yönelik bir soru üzerine de Watson, şu anki ilişkilerden daha olumlu olacağını umut ettiğini söyledi. Watson, son 15 yılda politika yapıcılarla sürekli gerilimler yaşandığını, 2001'deki saldırının ABD'nin politikalarını değiştirdiğini ifade ederek, aslında dünyanın en başarılı ilişkisi denebilecek ilişkinin kendileri tarafından yürütüldüğünü anlattı. Watson, ''ABD, terörizmi savaşla yenebilecekleri düşüncesinden vazgeçmeli'' görüşünü aktardı.
 
 
 
27/10/2006, Zaman
 

 

Diğer Haberler
DASİDEF üyesi işadamları, Doğu'nun ekono...
Bilecik'in Umudu: BİSİAD
2007 Kayserililerin inovasyon yılı
İş dünyası örgütlenmeyi sevmiyor
TUSKON 'İş Dünyası ve Sivil Toplum' rapo...
TİM Başkanı Satıcı ne dilek tuttu?
TUSKON ve GESİAD tarafından düzenlenen İ...
Tuskon'un "İş Dünyası ve Sivil Toplum" A...
Bakan Akdağ işadamlarına seslendi: Serma...
Konukoğlu: Türkiye kabuk değiştiriyor iş...

  Türkiye –Avrasya Dış Ticaret Köprüsü
  Türkiye-Afrika Dış Ticaret Köprüsü Programı G...
  TUSKON Başkanlar Kurulu Ankara'da Toplandı
  1. Olağan Genel Kurul
Başkanın Mesajı
Temsilciliklerimiz
Yönetim Kurulumuz
Basında TUSKON
   Dilek ve Temenniler |  Site Haritası Anasayfa   
Her hakkı saklıdır © 2006 Tasarım ve Programlama