Basında TUSKON

AB'nin Kıbrıs'a karşı iyi niyeti sınırsız değil
Avrupa Parlamentosu Liberal Grup Başkanı Watson, Kıbrıs konusunda müzakereleri aksatmayacak bir çözüm umduğunu söyledi. Watson, süreçte ticari ilişkilerin önemine vurgu yaptı. İşadamları ise lobi çalışmalarına hız veriyor.

Avrupa Komisyonu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) için öngörülen mali yardımın 38.1 milyon euroluk ilk paketini serbest bırakma kararı alırken, Avrupa Parlamentosu'nun 3'üncü en büyük grubu olan Liberallerin Başkanı Graham Watson, Avrupa Birliği'nin (AB) Güney Kıbrıs'a gösterdiği iyi niyetin "sınırsız olmadığı" uyarısında bulundu. Türkiye Sanayiciler ve İşadamları Konfederasyonu'nun (TUSKON) perşembe akşamı düzenlediği yemekli toplantıda konuşan Watson, Kıbrıs Rum kesiminin Nisan 2004'te yapılan referandumda Ada'nın yeniden birleşmesini öngören Annan Planı'nı reddettiğini anımsatarak, "Annan Planı'nı reddeden (Güney) Kıbrıs, AB'nin gösterdiği iyi niyetin sınırsız olmadığını unutmamalıdır" dedi.

Watson, kendisi gibi liberal kanatta bulunan Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn'in Kıbrıs meselesi nedeniyle Türkiye'nin müzakere sürecinde herhangi bir kesinti olmaması için yoğun görüşmeler yürüttüğünü ve bu konuda kendisinin de Rehn ile birlikte çalıştığını ifade etti. Konuşmanın ardından sorulan bir soru üzerine Watson, Kıbrıs'ta çözüm konusunda her 2 kesimin de çabalarıyla ilerleme kaydedildiğini bildirdi. Watson, "Ada'da 2 kesim arasında ticaretin başlaması çok yardımcı oldu. Ancak, AB, Kıbrıs'ı kabul ederek birçok zorlu konuyu da içine almış oldu. Yapılan önerilerin bir çözüm getireceğini umuyorum. Aksi halde, Ada'daki kesimler arasında tarihsel düşmanlıkların yeniden belirmesinden korkuyorum" diye konuştu. Türkiye'nin limanlarını Güney Kıbrıs'a açmasıyla ilgili meselenin aşılamaması, müzakere sürecinde de tıkanıklık riskini beraberinde getiriyor.

 

Üyeliğin kilidi serbest ticarette

Liberal olmasından dolayı ticari meselelere daha fazla ağırlık verdiğini vurgulayan Watson, konuşmasının büyük bir bölümünü de Türkiye ile AB arasındaki ticari ilişkilere ayırdı. Watson, "Taraflar arasındaki ticari ilişkilerin artırılması, güven oluşumunun da mayası olacaktır. Türkiye'nin Avrupa serbest pazarına tam katılımıyla halklar da birbirine yakınlaşacaktır... Sürecin beraberinde getireceği faydalar, fırsatlar da yaratacaktır. Türkiye, AB'nin 7'nci en büyük ticari ortağı. Ayrıca, OECD'nin de son raporunda işaret ettiği gibi güçlü bir ekonomik büyüme trendinde. Bunlar önemli göstergeler" dedi. Watson ayrıca, hem Türkiye'de AB üyeliğine hem de AB'de Türkiye'nin üyeliğine desteğin düştüğünü anımsatarak, politikacıların, kamuoylarına yönelik daha fazla adım atması gerektiğini belirtti. Müzakere sürecinin ağır işleyeceğini anlatan Watson, Rehn de dahil olmak üzere genişlemeyle ilgili AB yetkililerinin Türkiye'ye veya diğer adaylara yeni kriterler getirilmemesi konusunda oldukça katı olduklarını da sözlerine ekledi.

 

İşadamları lobi atağında

Watson'dan önce söz alan TUSKON Başkanı Rıza Nur Meral de AB nezdinde lobicilik konusundaki açıkların telafi edilmesi gerektiğini dikkat çekti. TUSKON, Brüksel'de faaliyete soktuğu temsilciliğinin önümüzdeki aylarda resmi açılışını gerçekleştirmeyi hedefliyor. Konuşmaların ardından Referans'ın sorularını yanıtlayan TUSKON Brüksel Temsilcisi Serdar Yeşilyurt, açılış için 100-200 kadar işadamını götüreceklerini ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın da hazır bulunacağını söyledi. Yeşilyurt, şu ana kadar yalnızca AB'deki çalışmaları takip ettiklerini ve raporlama yaptıklarını ancak bundan sonra daha aktif olarak sürece katılacaklarını söyledi. Yeşilyurt, "Asıl amacımız, orayı buraya göstermek. Bunu da apolitik bir biçimde yapmak istiyoruz. Resmi açılışın ardından Komisyon ve Avrupa Parlamentosu nezdinde ziyaretlerimiz de başlayacak. Burası için de bize AB'yi anlatacak yetkilileri, konuşmacıları getirmeye devam edeceğiz" dedi.

 

 

İlk AB yardımı serbest kaldı

Avrupa Komisyonu, cuma günü yaptığı toplantıda KKTC için öngörülen 259 milyon euroluk mali yardım paketinin ilk dilimini onayladı. Yardımın 2'nci ve son dilimi olan 197.5 milyon euroluk bölümünün de yıl sonuna kadar serbest bırakılması bekleniyor. Komisyon'dan cuma günü yapılan açıklamada, yardımın "fiziksel altyapının geliştirilmesi, ekonomik ve sosyal kalkınmanın teşvik edilmesi ve Kıbrıs Türk toplumunun (KKTC) AB'ye yakınlaştırılmasında" kullanılacağı belirtildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan da cuma günkü haftalık bilgilendirme toplantısında,  “AB, bu süreçte bir anlamda Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin baskılarına boyun eğdi. Bu sorumlulukları hiç hatırlamadan Türkiye ’ye aynı çağrıları sürekli tekrar etmek gerçekte pek insafla, adaletle bağdaşır bir durum değil ” dedi. Tan, AB Dönem Başkanı Finlandiya’nın Kıbrıs nedeniyle Türkiye’nin üyelik müzakerelerinde “kaza”nın olmaması için yaptığı girişimlerin sorulması üzerine, Türkiye’nin bu konudaki beklentilerini uygun bir biçimde ortaya koyduklarını anımsattı. Tan ayrıca, reform sürecinden dolayı kaygılı olduğunu söyleyen Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso'ya yanıt vererek, hükümetin bu konuda kararlılığını ortaya koyduğunu belirtti.

 

Referans,28.10.2006

Diğer Haberler
Wilson 'Türklerin gönlünü aldı
TUSKON TÜRKİYE-PASİFİK Zirvesi
Gazeteler gerçek gündemi atladı
Bitlis'te İşadamları Biraraya Geldi
Bilecik'in Umudu: BİSİAD
DASİDEF üyesi işadamları, Doğu'nun ekono...
TUSKON'da AB'li oldu
2007 Kayserililerin inovasyon yılı
İş dünyası örgütlenmeyi sevmiyor
TUSKON 'İş Dünyası ve Sivil Toplum' rapo...

  Türkiye Pasifik Dış Ticaret Köprüsü 2007
  TUSKON III. Başkanlar Kurulu
  Türkiye –Avrasya Dış Ticaret Köprüsü
Başkanın Mesajı
Temsilciliklerimiz
Yönetim Kurulumuz
Basında TUSKON
   Dilek ve Temenniler |  Site Haritası |  Banner Anasayfa   
Her hakkı saklıdır © 2006 Tasarım ve Programlama