www.tuskon.org | Giriş sayfam yap | Sık kullanılanlar
Kara Afrika'nın 12 Milyar Dolarlık Tatlı Parası

Kartaca Savaşları sırasında adını Romalılar’dan alan ve eski dünya karalarından biri olan Afrika’nın Türkiye ile ticareti 12 milyar dolara ulaşmış durumda. Tekstilden inşaata, gıdadan madenciliğe kadar ‘Kara afrika’nın bu potansiyelini keşfeden gözü kara Türk işadamları ne salgın hastalık ne de iç savaş demiyor, bu ülkelerde iş kovalıyor. Burkina Faso’dan, Moritanya’ya, Cibuti’den Togo’ya kadar Türk işadamı’nın ateşle imtihanı…!

Onlar Kara Afrika’nın fakir ülkelerinde saklı kalmış fırsatları kovalayan işadamları. Gözlerini budaktan sakınmayan, bilmedikleri bir coğrafyada bildikleri ‘ticaret’ diliyle konuşan bu işadamları sayesinde Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile iş hacmi 12 milyar dolara ulaştı. 2005 yılının ‘Afrika Yılı’ ilan edilmesinden bu yana, ceplerine ‘cesaretleri’ni ve bilgi birikimlerini koyarak yola çıkan işadamları, sadece Afrika mucizesine imza atmakla kalmadı, Türkiye’nin toplam ihracatının artmasına da katkıda bulundu.
Madencilikten tekstile, inşaattan gıdaya kadar Türk işadamları için türlü türlü fırsatlar içeren Afrika ülkelerinin gizli potansiyelini CNBC-e Business araştırdı. Gerçek kahramanların ağzından Afrika’da para kazanmanın sırları…



RAKAMLAR NE DİYOR?


Sırları paylaşmadan önce, dilerseniz rakamlarla çizilen büyük Afrika resmine bakalım... 2003 yılında Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaret hacmi 5.4 milyar dolarken, 2006 sonunda bu rakam 11.9 milyar dolara fırlamış durumda. 2007 gerçekleşme tahmini ise 14.5 milyar dolar. Yani 5 yılda 3 kat büyüyen bir pazar!


Resmi biraz daha detaylandıralım... Türkiye’nin Kuzey Afrika ülkeleri ile toplam ticaret hacmi 2005 yılında 6.7 milyar dolar iken, 2006’da bu rakam yüzde 17.32 artışla 7.9 milyar dolara çıkıyor. Afrika’da Sahra Altı denilen ve Kuzey Afrika’nın altında kalan bölge ile yapılan ticaret hacmi ise bir yılda yüzde 36 artış kaydediyor. 2005 yılında 2.9 milyar dolar olan Sahra Altı ülkelerle ticaret, 2006 yılında 3.9 milyar dolara fırlıyor. Bir de Togo, Somali, Moritanya gibi ülkelerin dahil olduğu ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda ’Az Gelişmiş Ülkeler’ olarak nitelendirilen bir kategori var ki, onda ki artış da hiç de azımsanmayacak cinsten. Yani yüzde 15.


Bu rakamları realize etmek için Burkina Faso’dan Zimbamwe’ye Togo’dan Mozambik’e kadar iş kovalayan gözü kara işadamları var ki her birinin öyküsü adeta ’case study’ niteliğinde! Ne iç savaş ne de salgın hastalık tehdidini cidiye alan Türk işadamları’nın Afrika macerasının satır aralarında, bu ülkelerde iş yapmanın kodları gizli...


NİJERYA MERKEZ BANKASI’NI YAPIYOR


Sözleşmesini imzaladığı ve yapımı devam eden projelerle 600 milyon YTL’lik iş hacmine sahip olan Ekşioğlu İnşaat, Afrika denilince akla gelen en önemli firmalardan biri. 2002 yılından beri Afrika’da faaliyet gösteren Ekşioğlu’nun sadece Nijerya’da 200 milyon doların üzerinde devam eden projeleri var. Nijerya’da otoyol ile Merkez Bankası binalarının inşaatı yapan firma, Libya’da da yeni projelere imza atmaya hazırlanıyor.


Afrika’da iş yapmanın avantajlarını ve dezavantajlarını Ekşioğlu İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Ekşi, anlatıyor: “Afrika’da iş yapmak bir yandan kolay, bir yandan zor. Türkiye’nin geçmişi itibarıyla o ülkelerde iyi bir isim bırakması önemli bir avantaj. Orta ve Batı Afrika’da rekabet koşulları çok sert değil. Kuzey Afrika ülkeleri ise rekabette zor. Özellikle Cezayir ve Libya’da hatırı sayılır sayıda Türk ve yabancı firmalar var. Genel anlamda o Afrika ülkesi kimin sömürgesi olmuş ise o ülkenin firmalarının ağırlıklı olduğunu görüyorsunuz. Nüfusun bir çoğunun Müslüman olması ise yine bir başka avantaj. Zorluklara gelince... Çok yaygınlaşmış olan rüşvet, çok yavaş işleyen bürokrasi, kalifiye eleman bulmaktaki sıkıntı, birçok devletin fakir olması ve finans sıkıntısı yaşaması, uluslararası finans piyasalaında kabul edilmiş banka bulma zorluğu, hırsızlığın yaygın oluşu, kabilelerin manevi bir sendika gibi çalışıyor olması, hatta inanmayacaksınız ama sıtma ve tifo gibi hastalıklar en büyük sıkıntı!“



OFİSİ BASTILAR; KILIÇLA SALDIRDILAR


Ekşi, Nijerya’ya ilk gittiklerinde yeni aldıkları Toyota Hilux araçlarından 2 tanesini çaldırdıklarını anlatıyor. “Tabi cana kast etmiyorlar ama silah zoru ile arabayı çalıp parçalarını satıyorlar. Biz de orada yapıldığı üzere arabaların her bir parçasının üzerine satılamasın diye şasi numarasını kazıttık, çünkü herkes öyle yapıyordu“ diyor. Ondan sonra bir daha otomobillerini çaldırmadıklarını ama hala mazot hırsızlığının önüne geçilemediğini belirtiyor.


Ömer Faruk Ekşi, Nijerya’da başlarına gelen öyle bir olay anlatıyor ki adeta kanımız donuyor... Ekşi’den dinleyelim: “Zannederim 2003 yılında Nijerya’da dünya güzellik yarışması yapılacaktı ve bazı Müslüman gruplar buna karşı çıkıyordu. O sıralar birtakım Hıristiyanlar kışkırtıldı ve Müslümanlar’a, Müslümanlar da Hıristiyanlar’a saldırdı. Amcam Recep Ekşi de o sırada Nijerya’daydı. Anlattığına göre, evden işe gitmek için yola çıkmış, birkaç yüz metre kala yolun ilerisinde bir karışıklık görmüş. Bütün araçlara saldırılıyor ve arabalar yakılıyormuş. Son anda geri dönerek kendisini kurtarabilmiş ve 15 gün evde mahsur kalmış. O olaylarda bizim ofisimiz Hıristiyan mahallesinde bulunuyordu ve girişimizde Türk ve Nijerya bayrakları dalgalanıyordu. Türk bayrağı hilalli olduğundan Müslüman olduğumuz anlaşılmış ve Hıristiyan kabileler ofisimizi basarak, oklarla ve kılıçlarla saldırmışlardı. Neyse ki çok ciddi yaralanmalar olmamıştı. Daha sonra biz Türk bayrağını indirdik ve o Hıristiyan kabileye hediyeler gönderdik. Şimdi o kabilenin bazı üyeleri şirketimizde çalışıyor ve bu şekilde ilişkimizi sürdürüyoruz.“


MALAWI, GİNE VE TANZANYA’YI GİYDİRİYOR


Erkek hazır giyim markalarının en eskilerinden Hatemoğlu da Afrika’da kendi mucizesini yaratan bir başka şirket. 1980’li yılların başlarında Libya ile petrol anlaşmalarının yapıldığı dönemde kendi markalarıyla ürünlerinin bu ülkede satılmaya başlandığını belirten Hatemoğlu Yönetim Kurulu Üyesi Efsane Turan, “Şu anda Malawi, Kamerun ve Tanzanya’ya yine kendi markamızla ürün satıyoruz. Güney Afrika Cumhuriyeti, Mısır ve Gine ile de görüşmelerimiz sürüyor. Takım elbiseden iç çamaşıra, jean pantolondan ayakkabıya kadar her türlü ürünün ihracatını yapıyoruz. Uganda ve Kongo gibi ülkelerden de talep alıyoruz“ diyor.


Peki sattıkları ürünler, iç piyasayla farklılık gösteriyor mu? Mevsimsel farklılıkların dışında bazen özel taleplerin de olduğunu belirtiyor Turan. “Bazı ülkelerde dar kalıp istenmiyor, onlara takım elbise ve gömlekleri özel olarak bol kalıplarımızı kullanarak üretiyoruz. Bazı ülkelerde ise sadece yelekli takım elbiseler tercih ediliyor. Bunda İngiliz etkisinin olduğunu söylediler. Afrika ile iş yapacaksanız geçmişte hangi ülkenin sömürgesi oldukları giyim zevkleri konusunda önemli ipuçları veriyor“ diyor.

AIDS KORKUSU SATIŞI TEŞVİK EDİYOR


’Afrika ülkelerinde alım gücü düşük’ diye önyargılı olmayın sakın. Efsane Turan’ın Afrika ülkelerindeki satın alma davranışlarına ilişkin değerlenmesi gerçekten çok çarpıcı. Ondan dinleyelim: “Afrika’daki müşterilerimizden, alım gücü çok düşük ülkelerde dahi insanların giyime çok önem verdiklerini gördük. Özellikle beğendikleri bir ürün olduğunda çok kolay harcama yapıyorlar. Bunda AIDS hastalığının çok etkisi olduğunu, yaşam sürelerinin kısalması ve belirsizliği nedeniyle, yapmak ya da satın almak istedikleri hiçbir şeyi ertelemediklerini öğrendik. Bu bizim için gerçekten dikkat çekici bir veriydi...“
Turan’ın Afrika pazarında iş yapmak isteyenler için kulağa küpe olacak cinsten bir de uyarısı var. “Ödemeler konusunda firmamızda MIPO adında bir uygulamamız var. Açılımı ’Money in product out’, Yani önce parayı alacaksınız, sonra ürünü yollayacaksınız. Bu gibi belirsiz pazarlarda ürünlerin tamamının bedeli peşin olarak ödendikten sonra ihracatını yapıyoruz.“


GÜVENLİK, ÇELİK KAPIYA TALEBİ ARTIRDI


Afrika’da kendi başarı öyküsünü yaratan bir başka firma ise Tuna Çelik Kapı. 2001 krizinde rotasını Afrika’ya çeviren Tuna Çelik Kapı, 3 milyon doları aşan ihracatının yüzde 60’ını Afrika ülkelerinden sağlıyor. Nijerya, Gana, Senagal, Kamerun, Libya, Cezayir ve Tunus ağırlıklı olarak çalıştıklarını belirten Tuna Çelik Dış Ticaret Müdürü Koray Temizyürek, “Afrika’da güvenlik sorunu olduğu için kapılarımıza büyük ilgi var. Ayrıca bazı ürünler bugüne kadar ülkelerine gelmediği için de yeni ürünleri çok çabuk benimsiyorlar. Yani 20-25 sen öncekinin Türkiyesi diyebiliriz....“ şeklinde konuşuyor.
Bölgelere göre değişse de orta kalite ürünlerin ağırlıklı tercih edildiğini anlatıyor Temizyürek ve ekliyor: “Batı ve Güney Afrika’da çok renkli ahşap modeller tercih ediliyor. Bazı ülkeler Türkiye’deki gibi benzer ürünlere talep gösterirken, bazı ülkelerde tamamen zıt yönde talepler alıyoruz.“
Firma olarak Afrika ülkelerinde yatırıma sıcak baktıklarını dile getiriyor Koray Temizyürek. Ama eklemeden de geçemiyor: “Fakat oturmamış hukuk sistemi, can güvenliğinin bazı bölgelerde yetersiz oluşu, kalifiye iş gücünün eksikliği, yatırımın karşısındaki en büyük engeller...“



TOGO’YA KARO SERAMİK SATACAK


1989 yılından bu yana faaliyet gösteren Kütahya Seramik de, Afrika’nın cazibesine karşı koyamayan firmalardan. 40’tan fazla ülkeye ihracat yapan Kütahya Seramik’in yeni hedefi Afrika ülkeleri. Kütahya Seramik’te İş Geliştirme Departmanı’nda Afrika pazarına bakan Bölge Müdürü Ülkü Emir, “16-18 Mayıs tarihlerinde yapılan 2. Türkiye-Afrika Dış Ticaret Köprüsü programında, Kamerun, Togo, Benin, Kongo Cumhuriyeti, Kenya, Tanzanya, Uganda, Zanzibar, Senegal, Sudan, Etiyopla, Mali, Burkina Faso ülkelerinden gelen temsilcilere yeni ürün koleksiyonumuzu tanıttık. Bu görüşmelerin devamında, Burkina Faso, Kamerun, Togo, Uganda, Gana ve Nijerya’ya karo seramik satmayı hedefliyoruz” diyor.
Kütahya Seramik’te Afrika pazarı ile ilgili görev yapan bir diğer Bölge Müdürü İlker Çetemen ise, bu pazarda ekonomik fiyatlı, parlak yüzeyli, canlı desenlerle bezenmiş renkli karoların tercih edildiğini vurguluyor.


Vitrifiye banyo takımları ile banyo ve ofis mobilyaları konusunda faaliyet gösteren ve 15 milyon dolarlık ihracatıyla dikkat çeken bir başka firma ise Çanakçılar Grubu. İhracat Sorumlusu Derya Şirin, Nijerya, Gana, Tanzanya, Libya, Fas ve Cezayir’e çeşitli otel projelerinde satışlarının olduğunu, ancak fiyatlarının Afrika pazarına göre ’yüksek’ kalması nedeniyle, bu pazarlarda devamlılık sıkıntısı yaşadıklarını dile getiriyor. Şirin’in de bu pazarda iş yapmak isteyen gözü pek Türk yatırımcılarına önemli bir uyarısı var: “Peşin ödeme koşulu ile çalışın ve mutlaka sektörel açıdan tecrübeli, bilgili firmalarla işbirliğine gidin“!


AFRİKA’NIN KOLASINI UĞUR SOĞUTUYOR


1954 yılında dondurma makinaları imalatı ile faaliyetine başlayan, bugün ise motosiklet, mermer, kimya, ev tekstili, medikal tekstil ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösteren Uğur Grubu’nun 200 milyon dolara ulaşan cirosunda, Afrika ile yaptığı ticaretin de önemli bir payı var. Ticari tip soğutucu ve dondurucu üretiminde Türkiye’nin en büyük pazar payına ve üretim adetlerine sahip olan Uğur Grubu, 2000’li yılların başında Afrika’yı hedef bölge olarak ilan ediyor. Hikayenin gerisini Uğur Grubu İhracat Müdürü Özgür Erkek’ten dinleyelim:


“Afrika’da başta Fas, Libya, Cezayir, Sudan, Etiyopya, Gana, Gabon, Kenya ve Tanzanya olmak üzere 36 ülkeye sanayi tipi soğutucu ihracatı yapıyoruz. Toplam ihracatımız 15 milyon dolar. Bizim Afrika’ya ihracat yaparken yaşadığımız heyecanın en büyük nedeni, gerçekten ihtiyacı olan insanlara hizmet edebilmenin verdiği mutluluk. Ancak gerek bankacılık sisteminin istenilen seviyede olmaması, gerekse nakliye şartlarının diğer bölgelere göre daha meşakkatli olması elbette her firmanın karşılaşacağı türden sorunlar. Ancak şunu da belirtmeliyim ki, Afrika’da ticaret hızla gelişiyor ve şartlar her geçen gün iyiye gidiyor…”


MOZAMBİK’E NAZO İÇİRİYOR


Afrika’da kendi mucizesini yaratmak için var gücü ile çaba gösteren son kahramanımız ise aromalı toz içecek pazarında Nazo markasıyla faaliyet gösteren Nazlı Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Kurt. Mozambik ve Fas’ta kendi ürünlerini satan Kurt, “Bizim ürünümüz Afrika ülkeleri için çok uygun. Ürünlerimiz 9 gramlık kapalı poşetler içinde bulunuyor. Kirlenmesi, mikrop kapması gibi bir tehlike yok. Sürahiye veya şişeye döküyorsunuz, suyla karıştırıyorsunuz ve alın size hazır meyve suyu ve bol C vitamini. Hijyen ön planda ayrıca taşıma konusunda sıkıntı da minimum düzeyde” diye konuşuyor.
Kurt’a göre Afrika pazarını iyi araştırmak ve doğru ilişkileri kurmak çok önemli. Ona göre Afrika’ya tek başına yerine bir sivil toplum kuruluşunun şemsiyesi altında gitmek daha avantajlı. Kurt, “Afrika’daki ritim ve çalışma koşulları Türkiye’dekinden biraz farklı olabilir ama farklılıkları kabul ederek, girişime geçmek gerek. Bir de tabii, tüm Afrika’yı tek bir ülke gibi değerlendirmemek lazım. Pek çok ülke, pek çok kültür, pek çok davranış tarzı var. Bunları değerlendirip, ona göre hareket etmekte fayda var” diye tamamlıyor sözlerini…


3 günde 1 milyar $’lık iş bağlantısı yapıldı


TUSKON’ un kurulduğundan sonraki ilk uluslararası faaliyeti 7–8 Mayıs 2006 tarihlerinde düzenlenen “Türkiye-Afrika Dış Ticaret Köprüsü” programı ile Afrika üzerine oldu. 2006 yılında 31 Afrika ülkesinden 500 işadamı, 13 bakan ve 40 bürokrat katılmış yaklaşık 20 bin ikili iş görüşmesi yapıldı. Bu programın ikincisini bu yıl 16–18 Mayıs’ta gerçekleştirdik. Bu seneki programda yaklaşık 40 Afrika ülkesinden 850 işadamı, 25 bakan, 60 bürokrat ve 30 gazeteci katılımı oldu. Türkiye’den de 1600 ün üzerinde işadamı programa iştirak etti. Gelen işadamlarını ülke ülke Anadolu’da illere iş görüşmeleri için gönderdik. Mesela Demokratik Kongoluları Adana’ya, Faslılar’ı Kayseri’ye gönderdik. Bu şekilde gittikleri illerde hem ülkemizi daha iyi tanıtma fırsatı buluyoruz hem de iş görüşmeleri ve fabrika ziyaretleri yaparak ciddi iş bağlantıları yapmaları için zemin hazırlamış oluyoruz. Programda 30 binin üzerinde iş görüşmesi yapıldı, program dolayısı ile 1 milyar $’lık bir ticaretin önümüzdeki bir yıl içerisinde gerçekleştirileceğini tahmin ediyoruz.


Afrika ile ticaret yapmak çok ciddi sabır gerektiriyor işadamlarımızın sabırla yol almasını tavsiye ediyorum, belki de en önemlisi de bazı müteahhitlik işlerini miktarı küçük diye reddetmek yerine küçük de olsa başlamaları daha sonra büyük işleri almalarını sağlayacaktır.


Afrika ile ticaret yapmak çok ciddi sabır gerektiriyor işadamlarımızın sabırla yol almasını tavsiye ediyorum, belki de en önemlisi de bazı müteahhitlik işlerini miktarı küçük diye reddetmek yerine küçük de olsa başlamaları daha sonra büyük işleri almalarını sağlayacaktır.


Afrika ile iş yapmayı planlayan iş adamlarımıza ufak bir uyarıda bulunmak istiyorum; İnternet üzerinden yapılacak hiçbir teması ciddiye almayın. Gidip her şeyi yerinde görmeye ve tüm bağlantılarınızı oraya gittikten sonra yapmaya çalışın. Afrika’da genelde teşvikler arazi ve vergi muafiyeti şeklindedir. Genellikle bedava veya düşük fiyatlı arazi, gümrük ve KDV muafiyeti, ucuz enerji ve Kamerun gibi bazı ülkelerde serbest bölge hakları gibi avantajları verebiliyorlar. Bununla beraber yatırımcı olarak giden ve istihdam oluşturmada iyi niyetini ispat etmiş bir Türk şirketinin her zaman ihalelerde tercih sebebi olduğunu belirtmek isterim.


Potansiyel sektörlere gelecek olursak… Her türlü sanayi malının makina aksamı, otomotiv yedek parçaları, gıda, metalurji, hazır giyim, elektrik malzemesi, ağaç işleme makinaları, müteahhitlik, yol ve köprü inşaatları, gemi taşımacılığını Afrika’da potansiyel taşıyan sektörler olarak görüyoruz.

Afrika’da ticaret yapmak isteyenler için işe yarayacak adresler...



www.musavirlikler.gov.tr den ülke seçerek ülke raporu ve ülkedeki Türk Ticaret müşavirliğinin irtibat bilgilerine ulaşabilirsiniz

www.tuskon.org TUSKON web sitesi, konfederasyonun Afrika ile ilgili organizasyonlarını takip edebilirsiniz

http://www.nipc-nigeria.org/ NIPC Nijerya’nın yatırım ofisi, her türlü şirket kurma, teşvik, arazi ve partner bulma gibi taleplerinize yardımcı oluyorlar. Tek bir merkezden bütün işlerinizi takip edebiliyorsunuz.

www.ugandainvest.com Uganda Yatırım Ajansı

www.southafrica.info Güney Afrika ile ilgili bilgiler yer almakta

http://www.tic.co.tz/ Tanzanya Yatırım Ajansı

http://www.iie-angola-us.org/home.htm Angola Yatırım Ajansı

http://www.investmentkenya.com/ Kenya Yatırım Ajansı

http://www.mti.gov.na/ Namibya Yatırım Ajansı

http://www.aabf.org/cameroon_inv_guide.htm Kamerun bazı bilgiler

http://www.mozbusiness.gov.mz/news.php Mozambik Yatırım Ajansı

AYLİN LÖLE / EKONOMİ

GRAFİK 1. (EKTE)
Afrika ile Türkiye ticareti (2003-2006)


GRAFİK 2 (EKTE)
Afrika- Türkiye ticareti (Bölgelere göre)

Diğer Haberler
1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50 
TUSKON’dan Yunanistan’a Çıkarma
TUSKON, Yalova Valisi ve Romanya Başkonsolosu ile Tanıtım Günü Gerçekleştirdi
Tuskon Bosna-Hersek Meclis Başkanını Ağırladı
Rusya Federasyonu Tataristan-Türkiye Mobilya Ticaret ve Yatırım Forumu
Türkiye-Kırgızistan Ticaret ve Yatırım Forumu
Türkiye-Ekvator Ticaret ve Yatırım Forumu İstanbul'da Yapıldı
Pakistan Pencab Eyaleti Planlama ve Kalkınma Bakanı Ziyareti
ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı TUSKON'un Konuğu Oldu
Maldivler Konut ve Çevre Bakanı Konuğumuz Oldu
Türkiye-Çin İkili İş Görüşmeleri Organizasyonu
Romanya Meclis Başkan Vekili ve Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı TUSKON'daydı
Çin'li İşadamları TUSKON'daydı
Makedonya Başbakanı TUSKON'un Konuğu Oldu
Türkiye-Afganistan Çalışma Yemeği
Mubadala Heyeti Ziyareti

   Dilek ve Temenniler |  Site Haritası |  Banner Giriş sayfam yap |  Anasayfa   
Her hakkı saklıdır © 2006-2012 Tasarım ve Programlama